Biyografi

Rüstem Akdağ, 1937 yılında Erzurum’un İspir ilçesine bağlı Çakmaklı Köyü’nde (Koguns) doğdu. Hacı Ahmet Bey ve Hacı Havva Hanım’ın 7. çocuğu olarak dünyaya gelen Rüstem Akdağ, 10 yaşında Erzurum il merkezine geldi. Uzun yıllar ailesi ile birlikte Yeğen Ağa Mahallesi’nde ikamet eden Rüstem Akdağ erken yaşlarda çalışma hayatına girdi. Gençlik yıllarından itibaren hep imalatın ve üretimin içinde bulunan Akdağ, mandıracılık, fırıncılık ve yufka-kadayıf imalatı gibi alanlarda çalışarak kendisini geliştirdi.

Sahip olduğu çok yönlü kişiliği ve hayat dolu enerjisi ile hem sosyal ve beşeri hayatında hem de ticari faaliyetlerinde çevresi tarafından sevilen bir kişi olmayı başardı. Özverili çalışması, yardımseverliği, doğruluğu, cömertliği ve hoş sohbeti ile çevresinden güven ve saygı kazandı. Rüstem Akdağ, 1965 yılında Zöhre Akdağ ile evlendi. Murat, Nevin, Filiz ve Ahmet isimlerinde 4 çocuğa sahip olan Rüstem Akdağ, çocuklarının eğitimine ve mutlu bir yuva kurmalarına çok önem verdi.


Yeniliği çok seven Rüstem Akdağ, sürekli güncel gelişmeleri takip ederdi. Türkiye’de ilk defa İstanbul’da kurulan kadayıf fabrikasından sonra Erzurum’da kendi kadayıf fabrikasını kurdu. Rüstem Akdağ, 1948 yılında Akdağ Yufka-Kadayıf adı altında ticari faaliyetlerine Erzurum’da başladı. Rüstem Akdağ 1979 yılında tamamen kendisine ait olan kadayıf fabrikası tasarımı ile Doğu Anadolu bölgesinin ilk kadayıf fabrikası olarak üretimine başladı. Daha sonra 1995 yılında ikinci kadayıf fabrikasını hizmete sokmuş ve 1998 yılında ise AK-UN Unlu Mamulleri Ltd. Şti. adı altında hizmet vermeye devam etmiştir. 2007 yılında üçüncü fabrikasını da kurarak el değmeden yufka üretimi ve su böreği yufkası gibi yeni ürünler ile üretim yelpazesini genişletmiştir. Kurulduğu tarihten bu yana müşteri memnuniyeti ve kaliteyi ilke edinen firma bu ışık doğrultusunda her geçen gün büyümüş ve AKDAĞ adını bir marka haline getirmiştir.
Erzurum’un sevilen esnaflarından olan Rüstem Akdağ, ticaretteki başarısının yanı sıra yazdığı şiirleri, güzel sesi, esprili mizacı, anlattığı anı ve hatıraları ile yeri doldurulamayacak bir kişi olmayı başardı. Her gün sabah namazından sonra dükkanını açan ve yazıhanesinde limonlu çayını demleyerek dükkânına gelen vatandaşları karşılayan Rüstem Akdağ çalışma azmini, sevgisini ve güzel ahlakını ömrü boyunca kaybetmedi. Rüstem Akdağ çalışmaya gösterdiği özeni şu sözlerle ifade ediyor:

“Yaptığınız işi severek yapacaksınız. Bu işi yapmak mecburiyetindeyim derseniz o işten muvaffak olamazsınız. Kendiniz seveceksiniz, rüyanıza girecek iş. İşte o zaman muvaffak olursunuz.”
Çocukla çocuk olabilen, anlattığı hatıraları, öğütleri ve bilge sözleri ile herkeste bir iz bırakmayı başaran Rüstem Akdağ, her yaştan insanın en yakın arkadaşı, ağabeyi, sırdaşı, gönüldaşı olarak ve hepsinden de önemlisi örnek bir Müslüman olarak ömrünü tamamladı.
Hacı Rüstem Akdağ 3 Eylül 2020 tarihinde Rahmet-i Rahman’a yürüdü. Her şeyden çok sevdiği memleketi Erzurum’da asri mezarlıktaki aile kabristanına defnedildi.




































