Rüstem Aşkın
Hayırsever Rüstem AKDAĞ
80’lerin sonu, Erzurum’da asistanlık yaptığım yıllardı. Kış yaklaşmıştı, Erzurum’un kışında eksi 30 dereceleri, gündüz yolda yürürken bile saçlarımızın buzlanmasını unutmak mümkün değil. Eşimin okulundan çok yoksul bir öğrenci vardı ve kışlık giyeceğinin olmadığını öğrendik.Doğrusu asistan maaşımın üçte ikisi kiraya gittiği için değil başkalarına kendimize bile kışlık giysi alacak durumda değildik. Üzülüp dururken aklıma Rüstem Amca geldi, “o kesin yardım eder” dedim ve yanına gidip durumu izah ettim. Adaş olduğumuz için de beni ayrıca severdi.
Şefkatla dinledikten sonra,
“Gidin Taş Mağazalardan neyi beğenirse alsın kızımız” dedi. Çok sevindik, hemen ertesi günü o öğrenci ve eşimle Taş Mağazaların yolunu tuttuk. Lüks görünümlü bir giyim mağazasına daldık. Ucuz, orta fiyatlı ve pahalısından çok sayıda manto vardı. Kızımız aradı taradı ve en pahalı mantoya yapıştı. Fena halde bozulmuştum; söz konusu olan bir yardımdı ve ben olsam en ucuzlarından birini alırdım ama bu durum can sıkıcıydı. Eşime, öğrenciyi ikna edip hiç olmazsa bir alt fiyattan giysi seçmelerini söyledim. Eşim de “gönlü onu istiyor” deyince çaresiz aldık. Faturayı Rüstem Amca’ya büyük mahcubiyetle götürdüm, dua ettim, pahalı bir giysi alındığı için özür diledim; Rüstem Amca “Hiç dert etme, hiç önemli değil” diyerek bir de beni teselli etti. O yükü ve yüksünmeyen yüreği hiç unutmadım.
Kadim Erzurum’luya, zarif, ihlas dolu, gönlü alçak kendi büyük adama minnet ve rahmet dilekleriyle.
Prof. Dr. Rüstem AŞKIN