Nihal Ener
Amcam benim… Akrabalar mesajlaşma gurubunu torunum Bade kurduktan sonra, yazışmalar başlayınca, amcam bana “Nihal’cim Bade çok güzel yapmış, birbirimizi daha iyi tanıyoruz, ne iyi oldu” demişti. Her sabahın ışıkları yamaçlardan yükselirken, bu köşeye ışık saçan, aydınlatan, bizleri uzaktan adeta yakınımızda gibi, “Haydi uyanın ve Allah’ın selami ile selamlaşın” derdi.
Amcam benim, çocukluğumuzda bizlere, anında kendi anlık yazdığı masallarla, bizi öylesine kaptirirdı ki tuvalete bile gidemezdi, bırakmazdık, yerinden kalkmasına izin vermezdik…
Ne çok anılarımız var. Annem, Ali dayımı çok özlemişti. Amcam, eve telefon edip, Ali dayımın konuşma üslubu ile, sanki Ali dayım arıyormuş gibi annemle konuşarak, annemin dayıma olan hasretini giderip, rahatlamasını sağlamıştı.
Hep güler yüzle ve dille hitap ederdi. Başarı hırsları ve azmi bütün AKDAĞ kardeşlerinin ortak olduğu meziyetleriydi. Ana babalarına çok saygılı ve düşkündüler. Ben eminim hiç birisi kırmadılar ana babalarini. Ana baba duası almışlardır. Söylemeden geçemeyeceğim bir hususta, eşleri kocalarına aşık kadınlardı ve tasarrufluydular. Tabi eşlerinin de onların hayatlarındaki başarı payları yabana atılamaz.
En çok dikkatimi ceken, aile fotoğraflarıni istisnasiz ya amcam çekmiş yada fotoğrafçıya götürmüş. Amcam olmasaymış bizim fotoğraflarımız yok denilecek kadar az olurdu.
Benim nikah şahidim de amcamdı. Bana üç kere sorduğunu hatırlıyorum.
Amcam, kabrin nur olsun. Hakkın üzerimizde çoktur, helâl et. Her cuma kabristan ziyaretlerinde bizlere de videolarını gönderir “ben selaminizi getirdim, siz de fatihalarınızı okuyun diye yazardın… Simdi biz de senin dediğin gibi selâmlarımızı, hepinize fatihalarımızı, okumalarimizi inşallah göndermeye çalışacağız. Înşallah hep bizimle, yüreğimizdesin. Yerin doldurulamaz. Evlatların senin gibi amcam. Hepsi de senden güzel şeyler taşıyor. Yadigâr yengemiz var. Onlarla hep senin istediğin gibi bir araya gelip, seni yâd edeceğiz. Ruhun şad olsun benim canım amcam.